Toros and Partners tarafından 2023 yılında tasarlanan ve uygulaması gerçekleştirilen Paribu Headquarters, teknoloji şirketleri için geliştirilen ofis iç mimarisi anlayışına yenilikçi ve çok katmanlı bir yaklaşım sunuyor. İstanbul’da konumlanan ve toplam 2.300 m² alana yayılan proje; kripto kültürü, blockchain teknolojisi, dijital sanat, NFT kürasyonu ve biyofilik tasarımı aynı mekansal anlatı içinde buluşturan, yaşayan bir genel merkez olarak kurgulandı.
2017 yılında kurulan Paribu, Türkiye’nin önde gelen kripto para alım satım platformlarından biri olmasının yanı sıra; teknoloji, kültür ve sanat alanlarında aktif rol üstlenen öncü bir teknoloji şirketidir. Paribu’nun sanatı kuşaklar arasında koruma, aktarma ve geliştirme vizyonu, genel merkez tasarımının da temel çıkış noktasını oluşturdu. Bu yaklaşım, ofisi yalnızca bir çalışma alanı olmaktan çıkararak kültürel bir hafıza ve deneyim mekânına dönüştürdü.
Projenin ana hedefi; teknoloji ile sanatı bütünleştiren, deneyim odaklı ve çağdaş bir çalışma ortamı yaratmaktı. Ofisin tamamına yayılan dijital ve konvansiyonel sanat eserleri, mekânı adeta bir sanat galerisi gibi kurguluyor. Bu bilinçli entegrasyon, estetik bir katkının ötesine geçerek çalışanların gündelik üretim pratiklerini besleyen, yaratıcılığı tetikleyen ve mekânla kurulan ilişkiyi derinleştiren bir atmosfer oluşturuyor.
Teknoloji, Paribu Headquarters’ın mekansal kurgusunda belirleyici bir rol üstleniyor. Ofis genelinde yer alan dijital signage sistemleri, içeriklerin esnek ve özelleştirilebilir biçimde kullanılmasını sağlıyor. Giriş alanında konumlanan büyük ölçekli kavisli LED ekran, ziyaretçileri güçlü bir dijital kimlikle karşılıyor. Ortak alanı çevreleyen 70 metre uzunluğundaki LED ticker, kripto para piyasalarındaki anlık verileri gerçek zamanlı olarak yansıtarak blockchain dünyasını doğrudan mekânın bir parçası haline getiriyor. Teknoloji, bu projede gizlenen bir altyapı değil; mimarinin aktif, görünür ve anlatı kuran bir tasarım ögesi olarak ele alınıyor.
Yoğun dijital atmosferi dengelemek amacıyla projede güçlü bir biyofilik tasarım yaklaşımı benimsendi. Sosyal alanlar ve teraslar, “Paribu Jungle” konsepti etrafında şekillendirildi. Ofisin merkezinde konumlanan bu alan, çalışanların hem çalışabildiği hem de dinlenebildiği çok işlevli bir ortak mekân olarak tasarlandı. Bitkisel katmanlar, doğal dokular ve organik formlar; teknolojik sertliği yumuşatarak sıcak, dengeli ve pozitif bir çalışma ortamı yaratıyor. Aynı zamanda bu alan, markanın değerlerini fiziksel temas noktalarıyla ifade ettiği güçlü bir sosyal çekirdek işlevi görüyor.
Sanat kürasyonu, projenin en ayırt edici katmanlarından biri olarak öne çıkıyor. Paribu’nun çağdaş sanata verdiği destek doğrultusunda, her toplantı odasında farklı sanatçılara ait eserler yer alıyor ve bu alanlar kendine özgü sergi mekânlarına dönüşüyor. Koridorlarda ve dolaşım alanlarında konumlanan dijital ekranlarda ise NFT sanat eserleri sergilenerek, dijital sanat ve blockchain tabanlı üretimler günlük ofis yaşamının doğal bir parçası haline getiriliyor.
Paribu ofisinde, Begüm Güney ve Andrea Pecatikov küratörlüğünde hayata geçirilen “Paribu Sanat Hafızası” koleksiyonu yer alıyor. Farklı disiplinlerden 47 dijital ve konvansiyonel eserden oluşan bu koleksiyon, Türkiye’deki çağdaş sanat üretimini desteklemeyi amaçlıyor. Estetik ve kavramsal diliyle geçmiş, bugün ve gelecek arasında bağ kuran bu seçki, Paribu’nun iyimser gelecek perspektifini mekansal bir deneyime dönüştürüyor.
Paribu Headquarters’ta eserleri yer alan sanatçılar:
Balkan Karışman, Emin Çelik, May Parlar, Buğra Erol, Merve Morkoç, Cem Sonel, Mehmet & Kazım, Bihter Yasemin Adalı, İnci Furni, Ece Eldek, Ece Ağırtmış, Ecem Dilan Köse, Aykut Erol, SENA, Nejat Satı, Erdal İnci, Mehmet Dere, Tutku Bulutbeyaz, Ramazan Can ve Sinem Dişli.
Proje, yalnızca tasarım diliyle değil, hızlı ve etkin uygulama süreciyle de öne çıkıyor. Toros and Partners, hem iç mimari tasarım hem de inşaat sürecini çok kısa bir zaman diliminde tamamlayarak, konseptten uygulamaya kadar bütüncül ve koordineli bir süreç yönetti. Bu hızlı teslim, teknoloji ve kripto sektörünün dinamik yapısına doğrudan yanıt veren önemli bir kriter oldu.
Paribu Headquarters, uluslararası ölçekte de önemli başarılar elde etti. Proje, 2024 yılında iki prestijli tasarım ödülüne layık görüldü. Almanya merkezli ve 70 yılı aşkın geçmişe sahip olan iF Design Award 2024, projeyi yenilikçi iç mimari yaklaşımı ve mekansal kalite açısından ödüllendirdi. Bunun yanı sıra, 1950 yılında Chicago’da kurulan ve dünyanın en köklü tasarım ödüllerinden biri kabul edilen Good Design Award 2024 ile uluslararası arenada bir kez daha takdir topladı.
Kripto, blockchain, dijital sanat, NFT ve doğayı aynı çatı altında buluşturan Paribu Headquarters; geleneksel ofis anlayışının ötesine geçen, yaşayan ve dönüşen bir mekan olarak konumlanıyor. Bu proje, Paribu’nun geleceğin sınırsız potansiyeline olan inancını yansıtan, ödüllü bir teknoloji ve kripto para genel merkezi olarak yeni bir referans noktası oluşturuyor.
Fotoğraflar ve film: İbrahim Özbunar & 645 Studio
Sanat Kürasyonu: Begüm Güney