Kaicy Tarabya, Levanten Akdeniz mutfağının tarihsel katmanlarını çağdaş mekan tasarımı ve zanaat odaklı bir yaklaşımla bir araya getiren özel bir restoran projesidir. İstanbul Tarabya’da konumlanan mekanın iç mimari tasarımı ve uygulaması Toros and Partners tarafından gerçekleştirilmiştir. Proje; tarih, sanat, gastronomi ve mekansal hikaye anlatımını aynı çatı altında buluşturan bütüncül bir yaklaşımla ele alınmıştır.
Markanın kurucusu Gamze Cizreli, Kaicy markası ile Levanten Akdeniz kültürünün çok katmanlı mirasını çağdaş bir yorumla bugüne taşımayı hedeflemiştir. Kaicy’nin gastronomik yaklaşımı ve mekansal dili, bu vizyon doğrultusunda şekillenmiş; kültürel hafıza, paylaşım ve kapsayıcılık kavramları mekanın ana omurgasını oluşturmuştur.
Antik Çağ’da “Kaicy”, Yunanca’da “Sana da” anlamına gelmektedir. O dönemde Kaicy mozaikleri, kem gözden ve negatif enerjiden korunmak amacıyla evlerin girişine yerleştirilmiş; aynı zamanda “Ne düşünür, ne dilersen, aynısını sana da dilerim” mesajını taşımıştır. Kaicy Tarabya’nın mekan kurgusu, bu kadim anlamı çağdaş bir yorumla bugüne taşımıştır. Zeminde yer alan mozaikler ve tılsım detayları, mekanın hikayesini sessiz ama güçlü bir dille anlatan önemli tasarım katmanları olarak kurgulanmıştır.
Yüksek tavanlar, kemerler, zeytin ağaçları ve naturel dokularla şekillenen iç mekanan; Levanten Akdeniz kültürünün ferah, sakin ve davetkar ruhunu yansıtmıştır. Özel tasarım mozaikler, ince işçilikli zemin uygulamaları, doğal malzemeler ve pastel toprak tonlarıyla dengeli ve zamansız bir atmosfer oluşturulmuştur. Tekstil seçimleri ve özenli ahşap işçiliği, geleneksel zanaati çağdaş iç mimari diliyle buluşturmuştur.
Mekanın en dikkat çeken katmanlarından biri, barın arkasında konumlanan ve dünya çapında geniş bir seçkiye sahip nadir içkilerin sergilendiği “İçki Müzesi” konsepti olmuştur. Bu alan, misafirlere yalnızca bir bar deneyimi değil, aynı zamanda keşif odaklı özel bir deneyim sunmuştur. DJ alanında yer alan ve özel bir yazılımla üretilen güneş temalı dijital sanat eseri, teknoloji ve sanatın buluştuğu, mekanın enerjisini yükselten önemli bir tasarım unsuru olarak konumlandırılmıştır.
Cephede, özel tasarlanan taş işçiliği ile doğal ve zamansız bir etki yaratılmış; gece saatlerinde yüzeye yansıyan Kaicy logosu ile mekanın kimliği güçlü bir biçimde vurgulanmıştır. İç ve dış mekan arasındaki bu bütünlük, Kaicy Tarabya’yı Tarabya siluetinde ayırt edici bir noktaya taşımıştır.
Projenin sanat kürasyonu Begüm Güney tarafından gerçekleştirilmiştir. Mekan genelinde yer alan eserler, Levanten kültürünün tarihsel zenginliğini çağdaş sanatla buluşturmuştur. Nahide Büyükkaymakçı’nın cam enstalasyonu ile birlikte Aslı Özer, Hazal Haznedaroğlu, Şahika Altınsoy ve Taner Şekercioğlu’nun eserleri, mekanın duvarlarında yer alarak Kaicy’nin sanatla kurduğu ilişkiyi güçlendirmiştir. Hatay’daki ahşap zanaatkarları tarafından, karakılçık buğdayı desenlerinden ilhamla üretilen el oyması Neolonca tabaklar ise yerel zanaatin mekansal anlatının ayrılmaz bir parçası olarak konumlanmıştır.
Kaicy Tarabya, yalnızca bir restoran değil; Levanten Akdeniz kültürünü, sanatı, gastronomiyi ve mimariyi aynı deneyimde buluşturan çok katmanlı bir mekan olarak kurgulanmıştır. Kurucusu Gamze Cizreli’nin vizyonu doğrultusunda şekillenen bu yaklaşım, Kaicy’yi İstanbul’daki çağdaş restoran mekanları arasında güçlü bir referans noktası haline getirmiştir.
Fotoğraf ve Video: Fevzi Ondü